Kültürümüze Uyumlu Motivasyonel Bilişsel Duygucu Terapi

Dr. Murat Artıran’ın geliştirdiği KU-M-BDT Eğitimi

Kültürümüze Uyumlu MOTİVASYONEL BİLİŞSEL DUYGUCU TERAPİ

Kültürümüze Uyumlu Motivasyonel Bilişsel Duygucu Terapi Dr. Murat Artıran’ın 2013 yılından beri üzerinde çalıştığı bir terapötik yaklaşımdır. İçerisinden Rasyonel Duygucu Davranışçı Terapi (RDDT), Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Öz Belirlenim Kuramı (ÖBK)/Pozitif Psikoloji, Victor Frank’ın anlam üzerine yaptığı eserleri, ve kültürel unsurları (huzur, barış, sevgi, Sufizm) içeren bir terapi şeklidir.

Terapinin 6 tane hedefi vardır:

1- Kişilere fonksiyonel hale getirmek (BDT)

2- Kişilerde felsefik değişimi ve bilimsel düşünme alışkanlığını sağlamak (RDDT)

3- Motivasyonlarını artırmak (ÖBK)

4- Hayatlarında ‘anlamlı’ olan şeyleri yapmalarını sağlatmak (V. Frank öğretisi)

5- Huzurlu ve kendileri ve diğerleri ile barış içinde bir yaşama erişmelerine yardımcı olmak

6- Sevilmek, sevmek üzerine duygusal kazanımlara varmalarını sağlamak (Sufizm)

Program hakkında daha fazla bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

Yöntemler ve Kullanılan Teknikler:

Bu amaçlara ulaşmak için kültürel unsular değerlendirilir, RDDT ve BDT’nin bilişsel değişim için kullandığı yöntemler kültürel açıdan değerlendirilir, motivasyonel teknikler kullanılır.

Link: Kültürümüze Uyumlu Motivasyonel Bilişsel Duygucu Terapi (M-BDT)

Rasyonel sanat

Dr. Murat Artıran

Kendi düşünceleri, niyetleri ve eylemleri ile çevresini de düşünerek kontrol etmeyi amaçlayan virtüöz olan erdem insanı kavramı, Batı bilimsel hareketinin yarattığı ahlaki ve entelektüel yapının özüne işaret eder. İnsanı bütünüyle ahlaki, sosyal ve kozmolojik varlığı bağlamında ele alan, ilişkilerinin istikrarını öngören; hem entelektüel, hem pratik hem de ahlaki yaşamda gerekçeli tutarlılık yaşamının incelenmesine adanmışlıktır. Rasyonel öngörüsü ile kendisinin, doğanın ve insanlığın ustalığında ortak bir tarzdır.

Kendinizi biriyle anlaşmazlık içinde bulduğunuzda – ister politika ister futbol tartışıyor olun – muhtemelen deneyimi zaman kaybı olarak görme eğilimindesiniz. İnsanlar inatçı yaratıklardır, çünkü kendi egolarımızı doğrulamamız gerekir. Bu, kimsenin “pes etmek” istemediği anlamına gelir. Hepimiz argümanı “kazanmak” isteriz.

Eğer bir tartışmayı “kazanmak” için ve ego’nuzu doğrulamak için dışarı çıktıysanız, gerçekten fazla bir şey kazanamazsınız. Aslında öğrenme ve kişisel gelişim için bir fırsat kaçırıyorsunuz.

Kaynakçalar:

http://employees.oneonta.edu/farberas/arth/arth200/artist/crombie_rational_artist.htm

Akılcı (Rasyonel) Duygucu Öz Belirlenim Ölçeği

Ergenler için

Akılcı (Rasyonel) Duygucu Öz Belirlenim Ölçeği

Adob_yonerge ve olcek_muratartiran_rasyonel psikoloji_bilissel davranici terapi_rasyonel terapi olcek

İngilizcesi:

RESD-A English

Türkçe Kaynak:

Artiran, M. (2015). Rasyonel (Akılcı) Duygucu Davranışçı Kuram Ve Öz-Belirlenim Kuramı Çerçevesinde Yeni Bir Ölçek: Akılcı-Duygucu Öz-Belirlenim (ADÖB) Ölçeği’nin Geliştirilmesi – Doktora Tezi. İstanbul Arel Üniversitesi. Yayınlandı.

Orijinal Kaynak:

Ölçek ICCP 2017, The 9th International Congress of Cognitive Psychotherapy Kongresi’nde sunulmuştur. 29th of June – 1st of July 2017 Cluj-Napoca,Transylvania, ROMANYA

Ölçeğin İngilizce versiyonu yabancı bir bilimsel dergide değerlendirme aşamasındadır.

Ölçeğin Teorik Alt Yapısı: Ölçek Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi’nin (Rational Emotive Behavior Therapy & Cognitive Behavior Therapy) ABC modeline uyumlu halde A’lar (stres verici olay ve durumlar) karşısında B’leri (irrasyonel inanışları) ölçer. Ölçerken Öz Belirlenim Kuramı’nda belirtilen (Self Determination Theory) insan psikolojisinin üç temel ihtiyacı olan özerklik, yetkinlik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığına bakar. Her bir üç temel psikolojik ihtiyaç için 3’er senaryo verilmiştir. Dolayısıyla ölçek 2 BOYUTLU kullanılabilir: İrrasyonel inanışları veya üç temel ihtiyacın ne oranda tatmin edilip edilemediği ortaya konabilir.

Ölçeğin Amacı: ADÖB ölçeği ÖBK’daki özerklik, ilişkili olma ve yeterlilik ihtiyaçlarına ilişkin olarak ergenlik çağındaki bireylerin akılcı olmayan inanışlarını ölçmektedir. Ölçeğin hazırlanma aşamasında Akılcı Duygucu Davranışçı Kuram (ADDK) ve Öz-Belirlenim Kuramı (ÖBK) temelinde yükselen alanyazından yararlanılmıştır. ADÖB, ADDK’de belirtilen akılcı olmayan inanış yapılarının ÖBK’de belirtilen üç temel psikolojik ihtiyaç sınıflamasında ergenler ve erken dönem genç yetişkinler yaş grubunda ölçülebilmesine olanak tanıyan bir ölçüm aracıdır. Ölçek, belirli durumlara ilişkin oluşturulan basit senaryolarla ilgili olarak bireylerin akılcı olmayan inanışlara ne kadar sahip olduklarını belirleme esasına dayalı olarak oluşturulmuştur. Öz-Belirlenim Kuramı’nın ortaya koyduğu temel psikolojik ihtiyaç (özerklik, yeterlilik ve ilişkili olmak) (Ryan ve Deci, 2001, 2008) ADDK’deki dört akılcı olmayan inanışla ölçülmesi amaçlanmıştır. Bunlar 1) aşırı talepkarlık, 2) rahatsız olmaya/zorluklara gelememe, 3) dehşetleştirme/korkunçlaştırma ve 4) kendini/ diğerlerini/hayatı tek bir derecelendirme ile değerlendirme (Ellis, 1958, 1962, 2003). Senaryolar hazırlanırken ergenlerin yaşantıları dikkate alınmış, gerek okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık uzmanlarına gerekse bu yaştaki çocuklara fikirleri sorulmuştur.

Yöntem bölümü için istatistiki bilgi: ADÖB’ün 51 maddesinin psikometrik nitelikleri test edildi. Bu çalışma, klinik (N=220) ve klinik olmayan (N=383) örneklem üzerinde gerçekleştirildi. ADÖB’ün faktör yapısını, güvenilirliğini ve yapısal geçerliliğini değerlendirmek için dört çalışma gerçekleştirildi. Bu çalışmada, geçerlilik ve güvenilirlik analizleri araştırmanın hipotezini desteklemiş ve olumlu sonuçlar vermiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri üç faktörlü yapıyı işaret etmektedir. Eklerde rapor edildiği gibi, hem klinik olmayan hem de klinik örneklemde madde düzeyinde gerçekleştirilen açımlayıcı faktör analizleri, özellikle klinik örneklem veri setinde çok açık bir şekilde üç faktörlü yapıyı ortaya koymuştur. Güvenlirlik analizleri iç tutarlılık değerlerinin ölçeğin alt grupları arasında .76 ve .88 arasında değiştiğini göstermektedir. Test-tekrar test yöntemine dayalı güvenilirlik katsayıları ise özerklik ihtiyacı akılcı olmayan inanışları boyutu için .88, ilişkili olma ihtiyacı akılcı olmayan inanışları boyutu için .77, yeterlilik ihtiyacı akılcı olmayan inanışları boyutu için .91 olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ADÖB’ün test-tekrar test güvenilirliklerinin yüksek olduğunu ve ölçeğin kararlı ölçümler yapabildiğini göstermiştir. Dış kriter geçerliliği çalışmasında ADÖB’ün şu ölçeklerle ilişkisine bakılmıştır: Reynolds’un Ergenler İçin Uyum Süreçleri Taraması Ölçeği (REİDTÖ), Duygu Durum Rahatsızlıkları Profili Ölçeği (DDRP), anne ve babadan algılanan Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (TPİÖ). Sonuçlar ADÖB’ün bu üç ölçek ile orta ve yüksek derececede ilişkisi olduğunu ortaya koymuştur.

Puanlama Yönergesi

Özerklik İrrasyonel İnanışları için 18 madde

İlişkili olma İrrasyonel İnanışları için 18 madde

Yetkinlik İrrasyonel İnanışları için 15 madde vardır.

Ölçeğin bulunan ters maddeler: Ölçekteki tüm maddeler tek yönlüdür (negatif), tersten puanlama yoktur.

Ölçeğin Değerlendirilmesi: Ölçekten en yüksek alınabilecek puan 51 x 5 = 255, en düşük alınabilecek puan 51’dir. Değerlendirme her bir psikolojik ihtiyaç için (özerklik, yetkinlik ve ilişkili olma) ayrı ayrı yapılmalıdır.

Örneğin bir ergen eğer ilişkili olma (aidiyet) ihtiyacı irrasyonel inanışlarından yüksek puan (72 puan ve üzeri) almış ise bunun anlamı bu psikolojik ihtiyaçlarını karşılamakta irrasyonel inanışları vardır demektir. Bu irrasyonel inanışları bu ihtiyacını karşılamakta onun önünde engel teşkil ediyor demektir.

Eğer bir başka ergen birey eğer oldukça düşük puan almış ise (18-24) bunun anlamı yetkinlik ihtiyacını karşılamakta kayıtsız kalmaktadır, ve klinik olarak motivasyonu, istekliliği ve enerjisinin neden düşük olduğunun araştırılması uygun olacaktır.

24-72 puan arası aralığında bir puana sahip ise ergen bireyin yeterlilik ihtiyacı irrasyonel inanışları normal düzeyde karşılanmaktadır ve ergen birey genel olarak bu konuda testi yaptığı dönem itibarı ile bir problem yaşamaktadır.

İzin için iletişim adresi: info@rasyonelpsikoloji.com

Çocuklarla Psikoterapide Gözlem ve Görüşme Teknikleri

Yazar: Dr. Murat Artıran

Çocuklarla Psikoterapide Görüşme nedir, temel özellikleri nelerdir?

Çocuklardaki gelişimsel düzeylerinin, duygudurumlarının, bilişsel yapılarının, davranışlarının, sosyal ve okul durumlarının, günlük hayatta yaptıklarının,  ilgi duyduklarının, (varsa) anormalliklerinin, (varsa) sorunlarının, aile iletişiminin,  sorunlarla başa çıkma kabiliyetlerinin anlaşılmasında ve tedavide, eğitim planı ve programı hazırlamada, diğer özel amaçlarda kullanılır.

Bilgi toplamak, çocukların kendi öznel perspektiflerini görmek ve çocuğun güvenini kazanmak için çocuklarda görüşme becerisi çok önemlidir (La Greca, 1990. p.4)

Bireyi tanımak amacıyla, görüşme tekniğini kullanmasını bilen, zamanı, yeri belli olan, bir plan dahilinde düzenlenen etkileşim sürecidir.Görüşme tekniği ile çocuk ve çevresi hakkında ayrıntılı bilgi elde edilir.

Görüşmeler, çocukları değerlendirme işleminde kullanılan en yaygın metodtur (Busse & Beaver, 2000).

Amerikan Psikolojik Birliği (APA) yaptığı araştırmada klinik görüşmelerin diğer yöntemler (testler) arasında en sıklıkla kullanılan birinci yöntem olduğunu belirtmektedir (Wakins, 1995).

Görüşmelerdeki bazı detay farklılıkları:

Psikoterapi görüşmeleri de bu maddelerin hepsini kapsar ancak bunlara ek olarak psikoterapi görüşmeleri genelde duyguların dışa vurumunu, duygu ve düşüncelerin alttaki nedenlerini ve değişimin sağlanması için kişinin diyaloglar sırasında desteklenmesini içerdiğinden normal görüşmelerden ayrılır. Ayrıca psikoterapide tedavinin altın kuralı kendinizi danışanın yerine koyabilmek onun gibi hissedebilmektir (empati).

Psikiyatristler genelde ilk seansta tanı koymak için görüşme yaptıklarından spesifik konularda doğrudan sorular sorarlar, bu tarz bir görüşmede de psikoterapik görüşmeden ayrılır.

Bilimsel araştırma amaçı yapılan görüşmelerde psikologlar konuşmanın araştırmanın konusuna göre kesin sınırlarla belli bir konu çerçevesinde sürmesine çok önem verebilirler.

Mahkeme amaçlı görüşmelerde, belli bir bilginin edinilmesine yönelik spesifik sorulara odaklanılabilir. Örneğin kapalı uçlu sorular (evet-hayır) diğer görüşmelerden çok daha fazlaca kullanılabilir.

Görüşme tekniklerinin olumsuz yönleri ve/veya verimsiz kaldığı zamanlar: Dikkat dağınıklığı, okuldaki arkadaş ilişkilerindeki problemler veya agresif davranışlar problemi varsa, çocuk bunu görüşme sırasında saklama durumunda olabilir. Ailenin anlatmak istemediği şeyler olabilir.

Önemli not: Bu yazının tüm hakları Dr. Murat Artıran’a aittir. Yazının tamamı başka bir kaynakta (ödev, site, makale, kitap vb.) KULLANILAMAZ.